Şişmanlık tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde yetişkin erkek nüfusunun %26,4’ü hafif şişman, %7,6’sı obezdir. Kadınlarda hafif şişmanların oranı %38,5, obezlerin oranı ise %25,6’dır (Baysal,2004).
Obezitenin (şişmanlık) hastalık mı yoksa hastalıkların sorumlusu mu olduğu tartışılırken, siz hangi tehlikelerle karşı karşıya olduğunuzu biliyor musunuz? Obezitenin sınıflandırılmasında Beden Kütle İndeksi (BKİ) dikkate alınmaktadır ve BKİ’niz boyunuz ile ağırlığınızın kg/m2 cinsinden oranıyla hesaplanır (diyetisyeninize BKİ’nizi hesaplattırabilirsiniz). Her yaşın uygun BKİ’si farklıdır, ancak genel olarak yetişkinlerde olması gereken 20-25 kg/m2’dir. BKİ’si 25-30 arası olanlar hafif şişman, 30’un üzerinde olanlar ise obez olarak sınıflandırılmaktadır. Eğer BKİ’niz 25’in üzerinde çıkıyorsa risk altındasınızdır, çünkü şişmanlığın medikal komplikasyonları arasında aşağıdakiler sık görülmektedir:
· İnsüline Bağımlı Olmayan Tip 2 Diabet
· Koroner Kalp Hastalıkları (hipertansiyon, felç, dislipidemi)
· Jinekolojik Hastalıklar (menstural düzensizlikler, kısırlık, polikistik over sendromu)
· Pulmoner Hastalıklar (obstrüktif uyku apnesi)
· Karaciğer Hastalıkları (steatosis- karaciğer yağlanması, siroz)
· Kanser (meme, uterus, barsak, pankreas, prostat, böbrek, serviks)
Yapılan çalışmalarla obezitenin bu hastalıklarla ilişkisi iki şekilde açıklanmıştır:
1. Yağ hücrelerinin metabolik aktivitelerinin artması
2. Yağ kütlesindeki artış oranına bağlı olarak
Örneğin hipertansiyonlu hastaların %66'sı aşırı kiloludur, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması olan hastaların %40'ı şişmandır, Tip 2 diyabetli hastaların %90'ının BKİ'si 23 kg/m2 'den büyüktür (Kızıltan, 2008).
Ne Yapmalı
Yaşınıza, yaşam şeklinize uygun bir beslenme ve egzersiz programı ile öncelikle olmanız gereken ağırlığınızı hesaplamalı ve hedef kilonuzu belirlemelisiniz. Bunu yapmanız çok önemlidir. Diyetisyeniniz ideal kilonuzu hesaplar ve size uygun enerjide bir diyet programı hazırlar (Her insanın alması gereken enerjiye göre diyet programı farklıdır). Su tüketiminizi ve egzersizlerinizi artırarak metabolizmanızı hızlandırmalısınız ve kaçınmanız gereken besinlerden neden uzak durmanız gerektiğini de bilmelisiniz. Haftada bir kez, sabah aç karnına tartılmanız yeterlidir.
Beslenme programına uyarak zayıflamaya çalışanların unutmaması gereken bir diğer konu, zamanla başlangıçtaki kadar hırslı olmayabileceğinizdir. Çünkü diyet hırs gerektirmeyen ama sabır gerektiren bir iştir. Uygun beslenme programı aç kalmanıza neden olmaz, ancak alışkanlıklarınızı değiştirmeniz ve bazı besinlerden uzak durmanız gerekeceği için kendinizi kısıtlanmış hissedebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken, haftada bir kez kendinizi ödüllendirmenizdir. Diyetisyeninize danışarak kendinizi iyi hissettirecek farklı şeyler yapabilirsiniz. Örneğin, tatlıyı çok mu seviyorsunuz? Siz diyet programınıza uyduktan sonra haftanın bir günü sütlü, hafif bir tatlıyla ödüllendirilmeyi hak ediyorsunuzdur.
Unutmayın! Yaşınıza ve boyunuza göre olmanız gereken kiloyu öğrenip onu hedefiniz olarak belirledikten sonra işiniz çok daha kolaylaşacaktır. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.
Yararlanılan Kaynaklar:
· A. Baysal, “Beslenme” syf 492, 2004.
· G. Kızıltan ve diğerleri, “Yetişkinlerde Ağırlık Yönetimi”, syf107, 108, 2008